MHP lideri Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu. Dün Türkiye’ye ziyarete gelen Alman Bakan’ın tavrını ikiyüzlü bulduğunu ifade eden Bahçeli, ‘Alman askeri Türkiye’den çekilecekmiş, geç bile kaldılar. Durduğunuz kabahat, uğurlar olsun’ dedi.

Bahçeli’nin konuşmasından satır başları:

 Kardeşliğimizi devam ettirmekten başka seçeneğimiz yoktur. Türkiye’yi hedefine alan birçok oyunun varlığı gün gibi ortadadır. 

Geçen hafta dünyanın farklı yerleri peşpeşe kana bulandı. Manzara dehşet vericidir. Birleşik Krallık’ta hayat neredeyse durmuştur. Terörizmi lanetliyorum ama terörizme karşı ortak bir duruş gösterilemiyor olmasından da kaygı duyuyorum.

Londra’da, Berlin’de, Paris’te istisna olan terör Hakkari’de, Şırnak’ta, Kabil’de her gün olmaktadır. Türkiye terörizm illetinden uzun zamandır muzdariptir. Şehit haberleri yüreklerimizi kavururken, batı başkentlerinin derin sessizliğe gömülmeleri, unutulması imkansız bir ikiyüzlü tavırdır. 

Hans ölürken dünya ayağa kalkar ama Mehmet vurulduğunda kimseden çıt çıkmaz. İnsanlık dilini yutar. İnsan her yerde insan, terör yerde terördür. Terörizm laneti ele alınmaz, sağlam bir muvakamet gösterilmezse daha fazla kan akacatır. Artık yeter deme vakti gelmiştir. Ya insanlık onurunu savunacağız, ya da insanlığın uçuruma yuvarlandığını göreceğiz. Ya başaracağız ya da hep birlikte kaybetmeye mahkum olacağız. 

Alman Bakan’a tepki

Dün Türkiye’ye gelen Almanya Dışişleri Bakanı’nın eften püften açıklamaları, suya sabuna dokunmayan gri sözleri kuşkulara yeni bir boyut kazandırdı. PKK’nın Almanya’daki faaliyetleri ortadadır. 400’den fazla FETÖ’cü Almanya’ya iltica talebinde bulunmuşken Almanya’nın damgalı hainleri görmeyip sözde bir gazeteciyi mesele yapması kabul edilemez.

 Alman Bakan dün hala ülkesinde saklanan FETÖ’cüler için ‘Delile ihtiyaç var’ diyor. İltica kararlarını bağımsız mahkemeler veriyor diyor. Terörist sözde sevici gazetecinin kararının siyaset tarafından verilmesi nasıl beklenmektedir? İncirlik Üssü yol geçen hanı değildir. İpini koparan, canı sıkılan, kafasına göre tur atıp, gizli hdeflerine basamak yapamaz. Devlet geleneği var. Hükümetin İncirlik Üssü konusunda gösterdiği haysiyetli tavır son derece isabetlidir. Alman askerleri gelecek hafta çekilecekmiş. Durduğunuz kabahat, uğurlar olsun. Yetmezse Konya’dan da tası tarağı toplar en yakın zamanda Ürdün’e mi gidiyorsunuz, fizana mı gidiyorsunuz, ardınıza bakmadan çeker gidersiniz.”

Rakka operasyonu

Bir terör örgütü ile aynı türden bir başkasını kullanarak mücadele etmek ne akla ve de hukuka uyacaktır. IŞİD’e yönelik harekatta Suriye Demokratik Güçleri asıl elemandır. Asıl gövdesini de YPG teşkil etmektedir. Rakka operasyonunun temeli sakattır. ABD, YPG’ye verilen silahların ayrıntısının paylaşılacağını duyurmuştur. Bu kapsamda aklımıza takılan sorular vardır. Silahların ülkemizle paylaşılmasının anlamı nedir? ABD, kulağının üstüne yatıp ‘verilen silahları paylaşacağız’ diyor. Bunların her yeri şeffaf olsa ne yazar, olmasa ne çıkar. Kato Dağı’na bakmak, çıkan silahları incelemek kafidir. Dağlarımız silah ve cephanelik haline dönüştürülmüştür. Bu silahları kim temin etmiştir. Kato Dağı sanki silah fabrikası, sanki hain panayırıdır. Sınırımızın hemen dibinde YPG’ye sunulan cinayet silahları çok geçmeden ülkemize sokulmaktadır. Dağlarda mesken tutmak için çırpınanlar, Türkiye’yi acıya ve gözyaşına boğan alçaklardır. Mücahir alanlardaki karamboldan istifade ederek sınırlarımıza yaklaşmayı göze alanlar, tavsiyem odur ki kefenlerini de beraberinde getirmeliler.

Katar krizi

 ABD Başkanı’nın ziyaretinden kısa süre sonra bu krizin çıkması etraflıca düşünülmeli, analiz edilmelidir. Katar’a uygulanan tebdirler saldırgandır. Bu tedbirlerin ABD’den ve İran’dan bağımsız olarak düşünülmesi saflıktır.

Türkiye’nin diyalog önerisinde bulunması yerinde ve önemlidir. 

 FETÖ’cülere tepki

MİT’e, emniyet binalarına, cumhurbaşkanlığı yerleşkesine ağır silahlarla saldıran teröristler belirgindir. Uzayıp giden mahkemeler, kabul edilip reddedilen iddianameler neyin nesidir. FETÖ’cü darbeciler suçları inkarla meşguldür. Zannedersiniz ki bu alçaklar sütten çıkmış ak kaşıktır. Birisi diyor ki; “Darbeden haberim yok. Torunlarımı özlediğim için Ankara’ya geldim”. Biri diyor ki; “Benim üye olduğum tek örgüt TSK’dır”. Özel Kuvvetler’de görevli bir albay, hakimin “Gülen için ne diyeceksin?” sorusuna, “Orada değildi” diye rahat bir ifade vermiştir. Hiçbir ifadeleri bu gerçeği değiştirmeyecektir. Bunlar vatanına kumpas kuran, devletine komplo düzenleyen haçlı kalıntılarıdır.

Yunanistan’a kaçmak üzere Rodos Adasında bekletilen bir grup darbecinin 15 Haziran’ı işaret ederek ‘Bu sefer çok kan akacak, bayramı kimin yapacağını göreceğiz’ dedikleri gündemdedir. Eğer yeni bir darbe teşebbüsü olursa buna kalkışan böyle bir ihanete yeltenen çıkarsa bilinsin ki bu aziz topraklarda gömülecek ne bir yer ne de cesedinin başına dikilecek bir mezar taşı bulamayacaktır. Darbecilerin gelecekleri varsa görecekleri de vardır. Ve görecekleri yalnızca azap ve dehşet olacaktır. Demokrasi yolundan dönmeyeceğiz. Hak yolundan hakikat çizgisinden millet sevdasından asla ayrılmayacağız. Kontrollü darbe çığırtkanlarına eyvallah demeyecek, 15 Temmuz’u sulandırmaya cüret eden kripto niyetlere, köksüz nankörlere müsaade etmeyeceğiz. Bu milleti yenemeyecekler. Bu devleti alt edemeyecekler. Bu aziz vatana yan gözle dahi bakamayacaklar, aksi halde acı verici sonuçlara katlanacaklardır.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Arap Yarımadası’nda yaşanan Katar krizine ilişkin konuştu. Katar krizine yönelik, “Avrupa’yı karşımıza aldığımız gibi, İslam dünyasını da karşımıza aldık” ifadelerini kullanan Kılıçdaroğlu, Türkiye ile Almanya arasında yaşanan İncirlik krizine dair de önemli açıklamalar yaptı.

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yaşanan Katar krizine değindi.

Ortadoğu’da dengelerin değişeceğini üç aşağı beş yukarı hepimiz tahmin ediyorduk” diyen Kılıçdaroğlu, “Ama Türkiye pozisyonunu yanlış noktada ve yanlış yerde koydu” dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, Almanya ile yaşanan İncirlik krizine ilişkin de konuştu. “IŞİD’e karşı mücadelede biz batı dünyasını yanımızda görmek istiyorsak, her türlü kolaylığı sağlamamız lazım” dedi.

Adli bir suçtan tutuklu bulunduğu cezaevinden çıkan Zeki Çamlı, 20 gün sonra karşılaştığı Sultan Ayvaz ile tartışmaya başladı. Tartışma sonucu elindeki pompalı tüfekle Çamlı’nın peşine koşan Sultan Ayvaz, çıkan arbede ardından silahın ateş alması sonucu Çamlı’yı ağır yaraladı. Hastaneye kaldırılan Çamlı öldü, kaçan Ayvaz ise polise teslim oldu.

 

Edirne'nin Keşan ilçesinde sentetik uyuşturucu maddesi bonzai aldığı öne sürülen 24 yaşındaki G.T., yönetimindeki otomobilin direksiyon kontrolünü yitirince araç kaldırıma çıktı ve park halindeki bir kamyonete çarptı. Kazada şans eseri ölen ya da yaralanan olmazken, araçtan güçlükle indirilen G.T., polis tarafından gözaltına alındı.

Antalya’da bir markete giren hırsız, 12 bin TL’yi 1 dakika içerisinde çalarak kaçtı. O anlar saniye saniye kaydedildi.

Antalya’da bir markete giren hırsızlık zanlısı 12 bin TL’yi 1 dakika içerisinde çalarak kaçtı. Güvenlik kamerasına yansıyan görüntüde zanlının kasadan çaldığı paraları ancak iki avucuyla tutabildiği görüldü.

Olay, 41 yaşındaki Sinan Orhan’a ait markette meydana geldi. Orhan, akşam saatlerinde boşalan meşrubat dolabını düzenlemek için dışarı çıktı. Bir süre sonra gelen bir müşteriyle ilgilenen Orhan, alışverişin ardından müşteriye bozuk para vermek için kasayı açtığında hiç para olmadığını gördü. Orhan, güvenlik kameralarını incelediğinde 20’li yaşlarda olduğu tahmin edilen bir kişinin kasadaki tüm parayı çaldığını farketti.

Kasaya kadar rahat bir şekilde gelen hırsızlık zanlısının kasadaki yaklaşık 12 bin TL’yi alıp iki avucunun arasında marketten geri çıkması güvenlik kameralarınca kaydedildi. Olayın bildirilmesi üzerine gelen polis ekipleri markette inceleme yaparak güvenlik kamerası kayıtlarını aldı. Zanlının daha öncede hırsızlık olaylarına karıştığı belirlenirken yakalanması için çalışma başlatıldı.

Çok sayıda ödemesi olduğu için o kadar yüklü miktarda parayı kasada tuttuğunu söyleyen Sinan Orhan, “Ben dolapları doldururken kapıyı göremedim. 1 dakika içerisinde kapıdan girip çalmış. İçeri girip kasaya bakınca paraların olmadığını gördüm. Avucunda 12 bin TL’nin üzerinde parayla kaçtı gitti. Burayı yeni açmıştım. Paranın 7 bin 500 TL’sini kardeşimden geri kalanını da bir arkadaştan borç almıştım” dedi.

Dokuz yıllık evliliğini sonlandıran Sinem Gedik üzüntüden 45 kiloya düştü. Mustafa Ceceli, Sinem Gedik ile ayrılığı sonrası yeni bir aşka yelken açmış ve bir süre sonra da bu ilişkisini evliliğe taşıyacağını söylemişti. Hatta şarkıcı ilişkisinin ortaya çıkmasıyla ilgili olarak eski eşini suçladı