Hürriyet'ten Fevzi Kızılkoyun'un haberine göre Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, Dışişleri Bakanlığı’na personel alımı için 2010-2011-2012 ve 2013 yıllarında yapılan sınavlarda FETÖ’nün usulsüzlük yaptığı belirlenerek soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Aday Meslek Memurluğu sınavları doğrultusunda 275 kişinin atandığı, bu kişilerden 249’unun FETÖ ile bağlantılı olduğu

Dışişleri Bakanlığından Washington Post gazetesinin, terör örgütü PKK'nın elebaşlarından Cemil Bayık'ın yazısını yayımlamasına ilişkin yazılı açıklama yapıldı.Açıklamada, ABD dahil birçok ülkenin terör örgütleri listesinde yer alan ve onbinlerce masum insanı hunharca katletmiş olan PKK'nın elebaşlarından Bayık'ın, Washington Post gazetesini kullanarak alenen terör

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı’nın “Dini özgürlükler raporunun” Türkiye ile ilgili bölümüne tepki gösterdi.

Aksoy yazılı açıklamasında, raporda FETÖ elebaşından ‘Müslüman vaiz ve siyasi figür’ olarak bahsedilmesini art niyetin kanıtı ve darbe girişimine destek olarak niteledi, Amerikan tarafına 15 Temmuz hatırlatması yaptı.

ABD’nin raporunda “Rahip Brunson’a ilişkin dini inancı nedeniyle mahkum olmuştur” ifadelerine de cevap verdi.

Açıklamada, Rahip Brunson’ın terörizmle bağlantısı nedeniyle mahkum olduğu hatırlatıldı, “Yaptırım ve tehditle değil yargı kararıyla cezasını çektikten sonra tahliye edildi” denildi.

Aksoy ayrıca, “ABD Dışişleri Bakanlığı İsrail’in Harem-i Şerif’e yönelik mütecaviz tutumuna tek bir eleştiri getirmiyor, ancak Gazze’de sivillerin öldürülmesi üzerine ülkemizden gelen tepkiyi ‘Yahudi karşıtı söylem olarak’ raporuna yansıtıyor” dedi.

Raporun ciddiyetten uzak olduğunu söyleyen Aksoy, rapor yazılmadan önce Türkiye’deki dini azınlıklardan bilgi alınmadığını da ekledi.

 

Emre Çolak sürprizi!

Fenerbahçe Mesut olur mu?

“Bu hayata bir kez geliyoruz”

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklama şu şekilde:

ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından 21 Haziran 2019 tarihinde yayımlanan “2018 Uluslararası Dini Özgürlükler Raporu”nda FETÖ terör örgütü elebaşından “Müslüman vaiz ve siyasi figür” olarak bahsedilmesi, bu raporun en başından hangi odakların etkisiyle ve hangi art niyetlerle kaleme alındığının açık göstergesidir. 251 vatandaşımızı katleden terör örgütü başının bu şekilde tanımlanması 15 Temmuz hain darbe girişimini görmezden gelmek ya da bu girişime destek vermek anlamına gelmektedir. Dünyada demokrasinin savunucusu iddiasıyla ortaya çıkanların müttefik bir ülkede demokrasiye darbe girişiminde bulunanları adeta masum din adamı olarak nitelemeleri ikiyüzlü ve ibret verici bir yaklaşımdır.

Rahip Brunson dini inancı nedeniyle değil, terörizmle bağlantısı nedeniyle mahkum olmuştur. Yaptırım ve tehditle değil, yargı kararıyla cezasını çektikten sonra tahliye edilmiş ve ülkesine dönmüştür. Buna rağmen, Brunson davasının raporda geniş yer tutarak bir din hürriyeti ihlali gibi gösterilmeye devam edilmesi, ABD yönetiminin konuyu istismar etmeyi sürdürme ve ülkemizi haksız yere eleştirme çabasından başka bir şey değildir.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın, aynı raporun İsrail’e yönelik bölümünde İsrail’in İslam’ın en kutsal mekanlarından olan Harem-i Şerif’e yönelik mütecaviz tutumuna tek bir eleştiri getirmezken, geçtiğimiz yıl İsrail’in Gazze’de onlarca sivili öldürmesi üzerine ülkemizde gösterilen tepkiyi “Yahudi karşıtı söylem” olarak raporuna yansıtmaktan kaçınmaması ise raporun ciddiyetsizliğini gözler önüne sermektedir.

Din ve ibadet özgürlüğünün tüm vatandaşlarımız için korunması ve geliştirilmesi hedefini attığı her adımda teyit eden ülkemizde, farklı din ve inançlar barış içinde yaşamaya devam edecektir.

Öte yandan, bu rapor yazılmadan önce Türkiye’deki dini azınlıklardan bilgi alınmış olsaydı, raporun çok daha gerçekçi ve saygın olacağından kuşku bulunmamaktadır.

“Bu hayata bir kez geliyoruz”

Ergin Ataman’dan olay görüntü!

Fenerbahçe Mesut olur mu?

Bakanlığın sosyal medya hesabından paylaşılan mesajda, Türkiye'de basın ve ifade özgürlüğünün anayasal teminat altında olduğu vurgulandı. Mesajda, "Ancak bu hak gazetecilik kisvesi altında yasalara aykırı hareket edilmesine ve terörizmin desteklenmesine cevaz vermez." ifadesi kullanıldı.ABD'nin Ankara Büyükelçiliğinin mesajıDışişleri Bakanlığının mesajından birkaç saat

Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, "Umman Körfezi'nde iki petrol tankerine yapılan saldırıyı kınıyoruz. Son bir ay içinde Körfez bölgesinde ticari gemilerin ikinci defa hedef alınmasından endişe duyuyoruz." ifadeleri kullanıldı.Açıklamada, Türkiye'nin "uluslararası deniz yolu taşımacılığı bakımından stratejik konumda bulunan Körfez bölgesinde, seyrüsefer

Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Kazakistan'da 9 Haziran tarihinde düzenlenen cumhurbaşkanlığı seçiminin yüksek bir katılım oranıyla gerçekleştirilmiş olmasından memnuniyet duyuyoruz. Köklü bağlara sahip olduğumuz Kazakistan'ın istikrar ve refahına büyük önem atfediyoruz. Cumhurbaşkanlığı seçiminin sonucunun dost ve kardeş Kazakistan için hayırlı olmasını diliyoruz."

Açıklama şu şekilde:  Sincan Uygur Özerk Bölgesindeki Uygur Türklerinin ve diğer Müslüman toplulukların temel insan haklarını ihlal eden uygulamalar, özellikle son iki yıl içerisinde ağırlaşmış ve uluslararası toplumun gündemine taşınmıştır. Özellikle Ekim 2017’de “Tüm Dinlerin ve İnançların Çinlileştirilmesi” siyasetinin resmen ilan edilmesi, Uygur