Dünyanın en büyük video izleme sitesi YouTube, yeni müzik servisi YouTube Music’i geçtiğimiz günlerde Türkiye’deki müzikseverlerin kullanımına sundu.

YouTube Music’in lansmanı için Türkiye’ye gelen Youtube Kuzey Amerika Müzik sektörü iş geliştirme direktörü Waleed Diab, platformun özelliklerini AA muhabirine anlattı.

Diab, Türkiye’de çok sayıda Youtube kullanıcısı olduğunu ve kullanıcıların YouTube’a aşina olması nedeniyle Youtube Musıc’in başarılı olacağını söyledi.

YouTube Music ile kullanıcıları dünyanın farklı bölgelerinden yeni dinleyici kitlelerine ulaşabilecek. Diab, “Müzikleri dinlendikçe para kazanacaklar ve daha fazla gelir elde etme şansı yakalayacaklar. Böylece Youtube Music Türk müzisyenlerin gelir kapısı olacak” dedi.

Diab, bu platform üzerinden müzik dinleyenlere algoritma yapısıyla en uygun müzik tavsiyelerinin de verileceğini belirtti.

Türkiye’nin Müzik açısından zengin bir ülke olduğunu vurgulayan Diab, Türkiye pazarından oldukça umutlu.

Ersun Yanal’dan beklenmedik karar! Reyes…

İspanyollar pes etti! Emre Mor Galatasaray’da…

Punkçı Manuş! Yeni imajı olay oldu

Nükleer güvenliğin en önemli ekipmanlarından olan ‘kor tutucu’, geçtiğimiz günlerde çıktığı yolculuğunu tamamladı. 1 No’lu ünitenin ilk büyük boyutlu ekipmanı olan kor tutucu, Akkuyu NGS inşaat sahasına ulaştı. Nükleer yakıtların içinde olduğu reaktör kabının altına yerleştirilecek olan bu ekipman, 150 ton ağırlığında ve yüksek sıcaklıklara dayanıklı çelikten yapılmış koni şeklinde bir tanktır. Kor tutucu, 3+ nesil reaktörlü nükleer santrallere özgü pasif güvenlik sistemlerinin önemli ekipmanı olarak biliniyor.

Geçtiğimiz günlerde Rusya Devlet Atom Enerjisi Kuruluşu Rosatom Genel Müdürü Aleksei Lihaçev ile Akkuyu NGS sahasında görüşme yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, ekipmanın nükleer güvenlik için çok önemli olduğunu belirterek, “Önemli ekipmanlardan bir tanesinin sahaya intikalini görmüş olduk. Buna ‘Core catcher (kor tutucu)’ deniliyor. Kor tutucu, Akkuyu NGS gibi 3’ncü nesil santraller için tasarlanan ve nükleer güvenliği artıran bir ekipman. Bu yıl içerisinde montajı bitmiş olacak” diye konuştu.

Akkuyu Nükleer A.Ş. Genel Müdürü Anastasia Zoteeva, sahaya gelen ilk büyük boyutlu ekipmanın nükleer güvenliğin bir parçası olmasının kendileri açısından çok önemli olduğunu ifade ederek, “Yürütülen faaliyetlerin güvenli ve emniyetli bir şekilde sürdürülmesi nükleer santralin işletmeye alınmasından önce başlar. Projenin ilk gününden itibaren nükleer güvenlik prensiplerine uyulması ve yapılan çalışmaların sürekli denetlenmesi, inşaat sürecinin ayrılmaz bir parçasıdır. 60 yıllık işletme ömrü boyunca, ki bu süre daha da uzayabilir, bu temel yaklaşım esas alınmaktadır.

Akkuyu projesi, Rusya’da benzer bir tasarım ile inşa edilmiş ve şu anda işletilen bir nükleer santralin deneyimine dayanmaktadır. Bu tasarım, aktif ve pasif güvenlik sistemlerinin bir arada olduğu ve her türlü dış etkenlere karşı geliştirilen güvenlik sistemlerinin yer aldığı bir tasarımdır” diye konuştu.

Türkiye’nin ilk nükleer santrali için imal edilen Kor tutucu, bu tür ekipmanların üretiminde uzmanlaşmış Tyajmash A.Ş. firmasının tesislerinde yapılmıştır. Tyajmash A.Ş. tesisinde daha önce imalatı yapılmış 2 kor tutucu, hâlihazırda Çin’in Tyanvan nükleer santraline montajı yapılmış, iki adet Kor tutucunun Bangladeş’in Ruppur nükleer santraline sevkiyatı yapılmış, yine 4 kor tutucunun ise Hindistan’nın Kudankulam nükleer santralinde kullanılmak üzere imalatı tamamlandı.

Kor tutucu ekipmanının kurulacağı 1 Nolu güç ünitesinin inşaatına ilişkin çalışmalar, öngörülen takvime göre devam etmektedir. Kor tutucunun montajının yapılacağı alanın hazırlanması çalışmaları devam etmektedir. İnşaatın tüm aşamaları, gerek bağımsız yapı denetim kuruluşları tarafından, gerek Nükleer Düzenleme Kurumu tarafından titizlikle denetlenmektedir.

KOR TUTUCU NEDİR?

Koryum tutma ve soğutma aracı veya kor tutucu, 3+ nesil reaktörlü en modern nükleer güç santrallerinde kullanılan pasif güvenlik sistemlerinin önemli bir unsurudur. Kor tutucu, radyoaktif maddelerin reaktör korundan çevreye salınmasını önler.

AKKUYU NGS HAKKINDA

Akkuyu NGS, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk nükleer güç santralidir. Proje, 12 Mayıs 2010 tarihinde imzalanan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya Federasyonu Hükümeti Arasında Türkiye Cumhuriyeti’nde Akkuyu Sahası’nda Bir Nükleer Güç Santrali’nin Tesisine ve İşletimine Dair İşbirliğine İlişkin Anlaşma kapsamında gerçekleştirilmektedir. Akkuyu NGS, en modern teknolojik çözümleri temsil eden güçlendirilmiş güvenlik sistemli 3+ nesil, her biri 1200 MW güce sahip Rus tasarımı VVER-1200 tipi 4 güç ünitesinin inşaatını kapsamaktadır. Hâlihazırda Proje finansmanının tamamı Rusya tarafından sağlanmaktadır. Rosatom Devlet Kuruluşu, Akkuyu Nükleer Şirketinin ana hissedarı olup, nükleer santralin tasarlanması, yapımı, bakımı, işletmesi ve işletmeden çıkarılmasını üstlenmiştir. Akkuyu NGS, dünya nükleer sektöründe “Yap-Sahip Ol-İşlet” (Build-Own-Operate) modeli ile gerçekleştirilen ilk projedir.

Deniz Türüç tamam! Kiralanacak futbolcu…

İspanyollar pes etti! Emre Mor Galatasaray’da…

İyi ki doğdun kız kardeşim!

Berbeler, kuaförler, güzellik salonları için Sağlık Bakanlığı harekete geçti. Hijyen standarları, sterilizasyon ve dezenfekte koşulları belgelenecek. Amaç HIV, hepatit gibi kanla bulaşan hastalıkların önüne geçebilmek.

Bu kapsamda da Bakanlık, berber, kuaför ve güzellik salonlarını temsil eden sivil toplum kuruluşları ile görüşerek, bu işletmelerin hijyen standartlarının, sterilizasyon ve dezenfeksiyon koşullarının belgelenmesi için protokol hazırlıklarına başladı. Sertifikalandırma çalışması yapılacak. Uyulması geren hijyen koşulları da belirlenecek.

Bakanlık, hijyen ve kalite standartlarını hayata geçiren işletmelere uygunluk sertifikası verecek.

Punkçı Manuş! Yeni imajı olay oldu

İyi ki doğdun kız kardeşim!

Deniz Türüç tamam! Kiralanacak futbolcu…

Sefaköy’de 21 Temmuz Pazar akşamı yaşanan kazada makas atarak ilerlediği iddia edilen iki otomobil, önce çarpıştı ardından ise otobüs durağında bekleyenlerin arasında daldı.

Feci kazada 8 kişi yaralanırken ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi 1. sınıf öğrencisi 19 yaşındaki Begüm Kartal’ın 23 Temmuz Salı günü beyin ölümü gerçekleşti.

Tek çocukları Begüm Kartal’ın ölümü ile büyük bir yıkım yaşayan baba Haluk ile anne Melek Kartal, aldıkları bir kararla kızlarının organlarını bağışladı.

Begüm’ün bağışlanan organları sayesinde 4 kişi hayata tutuldu. Begüm Kartal’ın cenazesi Bursa’da toprağa verildi.

Genç kızdan geriye liseden mezun olduğu sırada yaptığı konuşmanın ve mezuniyet balosunda ailesi tarafından çekilen görüntüleri kaldı.

“BEGÜM BÖYLE İSTERDİ”

Bu süreçte yaşadıklarını ve Begüm’ün organlarını bağışlamaya nasıl karar verdiklerini anlatan baba Haluk Kartal, “İki günlük bir süreç oldu. Önceliğimiz Begüm’ün hayata tutunmasıydı. Bunun için tüm hekimlerimiz elinden geleni yaptı. Sürecin sonunda hekimler bize durumu ifade ettiklerinde biz onlardan bir kaç dakika müsaade istedik. Organlarını bağışladık. Begüm çok paylaşımcı biriydi. Böyle bir şeyi arzu edeceğini düşündük. Doktorlar bize söylemeden bu kararı verdik ve daha sonra kızımız ile vedalaştık. Organ bağışı süreci başladı ve organ bağışını gerçekleştirdik” dedi.

“TEK TESELLİMİZ BU”

Begüm’ün organlarının bağışlanmasıyla teselli bulduklarını belirten Haluk Kartal, “Bizi mutlu eden teselli eden şey bu. Bu sürecin başında çok olumsuz bir kaza sonucunda kızımızı kaybettik. Begüm’ün bağışlanan organlarıyla can vermiş olması bizi teselli ediyor. Bizim bu saatten sonra en büyük arzumuz trafik kazalarının azalmasıdır. Bunun azalması sağlayacak olanlar da insanlar. Birincisi bunu insanların fark etmesi ikincisi en önemli kısım organ bağışı konusunda herkesin hassasiyet göstermesini istiyoruz. Bekliyoruz. Organ bağışı ve trafik terörü sıkıntısına bir çözüm bulunmasını istiyoruz” açıklamasında bulundu.

“İNSANLAR DAHA ÇOK ORGAN BAĞIŞLASIN”

Organ bağışı çağrısı yapan acılı anne Melek Kartal, “Gençlerimiz kolay yetişmiyor. Ailelerin emekleri var. Begüm, bu olayda örnek oldu. Biz öyle düşünüyoruz. Bu bir farkındalık yaratacak diyoruz. İnsanın önleyebileceği şeylerle kayıp yaşanması bizi üzüyor. Bizi teselli eden Begüm’ün organlarıyla birlikte başkalarının can bulması. Başka anne babalar yanmasın bu trafik teröründen. Başka insanlar da gönül rahatlığı ile organları başkalarında can bulsun, yaşasın. İnsanlar bunu daha çok daha çok yapsın. Bizim tek isteğimiz bu, bu saatten sonra” ifadelerini kullandı.

 

İspanyollar pes etti! Emre Mor Galatasaray’da…

Deniz Türüç tamam! Kiralanacak futbolcu…

Punkçı Manuş! Yeni imajı olay oldu

Erzurum’un merkez Aziziye ilçesinde 25 Ocak’ta, florit madeni yüklü TIR’ın dorse kısmında 17 çuval dolusu 25 bin 834 taş parçası şekli verilmiş 1 ton 535 kilo eroin ele geçirildi.

İran’a açılan Gürbulak Sınır Kapısı’ndan yurda giriş yaptığı tespit edilen eroin yüklü TIR, hiç yakalanmamış gibi yapılarak teslimatın yapılacağı İstanbul’a gönderildi. Tarihi operasyonla uyuşturucu çetesi çökertildi.

Uyuşturucu baronu Mehmet Zeki Fidan yurt dışına kaçmak üzereyken Sabiha Gökçen Havalimanı’nda yakalandı.

3 gün süren başarılı operasyonla yakalanan şüpheliler, İçişleri Bakanlığı’na ait özel jetle Erzurum’a getirildi. Soruşturmayı genişleten savcılık, örgütün İran ayağına da operasyon yaptı.

İran’dan uyuşturucuyu temin edip, florit madenin içerisine gizlenmesi ve gümrüğe naklini yapan ‘Rüzgar’ kod adlı Ali Yıldırım ile ‘Ateş’ kod adlı Mahmut Mısır, gümrükleme şirketi sahipleri Erdal Ergi, Ahmet Özdemir, işçi Mazlum Özdemir, uyuşturucuların İstanbul’da saklandığı deponun sahibi ‘Mekanik’ kod adlı Hacı Karahan, örgüt üyeleri ile baron arasındaki irtibatı kuran ‘Lord’ ve ‘Mahalle’ kod adlı Saruhan Özçelik, baron ‘Dutifoalbar’ ve ‘Dayı’ kod adlı Mehmet Zeki Fidan tutuklanarak cezaevine kondu.

Erzurum Kaçakçılık ve Uyuşturucu Madde Ticareti, Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu Cumhuriyet Savcısı Melih Yıldırım tarafından yürütülen detaylı soruşturma tamamlandı ve 54 sayfalık iddianame hazırlandı.

1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edilen iddianamede, ‘uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, üye olma’ suçlarından örgüt lideri Mehmet Zeki Fidan’ın, yöneticiler Saruhan Öztürk, Ali Yıldırım ve Mahmut Mısır’ın 166 yıl 6’şar ay, örgüt üyeleri Hacı Karahan, Erdal Ergi, Ahmet ve Mazlum Özdemir’in ise 162’şer yıl olmak üzere toplam 1314 yıl hapisleri istendi.

İddianamede, örgütün iç yüzü, uyuşturucu ticareti için uygulanan yöntemler de ortaya çıkarıldı. İran’dan temin edilen eroinin florit madeni ithal ediliyormuş gibi gösterilip, burada taş şeklinde çuvallar içinde sınıra getirildiği, Doğubayazıt’taki Gürbulak Sınır Kapısı’ndaki şirkette millileştirilme denen işlemden geçirildikten sonra İstanbul’a gönderildiği belirlendi.

Uyuşturucu sevkiyatı için kurulan Hacı Karahan’a ait lojistik şirketinin ithalat yetkisi olmadığından Gürbulak’taki gümrükleme şirketinin kullanıldığı tespit edildi. TIR’daki 20 çuvaldan yalnız 3’ünde tamamen florit madeni olduğu saptanırken, diğer 17 çuvalda ise üzerinde florit madeninin kalitesinin ölçülmesi anlamına gelen ‘tenör’ ibaresinin yazılı olduğu görüldü.

Tenör ibaresi ile o çuvallarda uyuşturucu olduğu şifrelendiği aktarılan iddianamede, sevkiyatta eroin yüklü çuvalların sahiplerinin karışmaması için de torbaların 6’sının mavi ve 11’inin de siyah renkli iplikle dikilerek ayırt edilmesi kolaylaştırıldı. Mehmet Zeki Fidan’ın ele geçirilen ajandasında da ’90 tenör’ yazılı uyuşturucu madde dolu çuvallar ve karşılarında hangi renkle dikildiğini gösteren şifreli notlar çıktı.

Cumhuriyet Savcısı Melih Yıldırım, iddianamesinde uyuşturucu kaçakçılığı yapan örgütün, güvenlik güçlerine yakalanmamak aldıkları tedbirlere de yer verdi.

Örgüt üyelerinin katı bir şekilde gizliliğe riayet ettiği, uyuşturucu konulu görüşmeleri kriptolu BQ marka telefonda ‘chat encro’ isimli özel mesajlaşma programından yaptıkları anlaşıldı. Örgüt lideri Mehmet Zeki Fidan tarafından temin edilen özel telefonlar, yabancı ülke menşeili sim kartlarıyla yönetici ve üyelere dağıtıldı.

Kod isimleri verilen, uluslararası uyuşturucu madde kaçakçılığında faaliyet gösteren örgüt mensuplarının konumlarına ve görevlerine göre hücre yapılanmasına gidildiği kaydedildi.

Örgüt mensuplarının kiminle görüşeceğine Fidan’ın karar verdiği, telefona sadece bu isimlerin kaydedilerek kişilere teslim edildiği kaydedildi. Kriptolu telefonların dışarıya kapalı olduğu, yalnızca baronun belirlediği kişiler arası yazışmalar yapıldığı ortaya çıktı.

Kriptolu telefonun 3 aylık bir kullanım süresi sonrası tüm içeriğinin silinerek kullanım dışı haline geldiği saptandı. Kriptolu cihazın normal açılmak istendiğinde açma- kapama tuşu ile açıldığı, ancak android ekrandan ‘chat encro’nun açılması için açma- kapama tuşu ile birlikte ses tuşu ile aynı anda basılması gerektiği belirlendi.

Sohbet programına 15 haneli bir şifre ile girildiği, yazışmaların 7 gün içerisinde otomatik kendini sildiği tespit edildi.

Polis ekiplerince deşifre edilen Mehmet Zeki Fidan ile Saruhan Özçelik’in Erzurum’da yakalanan uyuşturucu madde nakli sırasında yaptığı mesajlaşma şöyle:

Mehmet Zeki Fidan: X-ray’a girip çıkmış bu kısım, beni mutlu etti. Demek ki projeyi doğru düşünmüşüm. Sakin olmayan kaçakçılık yapamaz. Sinirler çelik gibi olmalı, kızsan dahi kızdığım konuyu not ederim. Kişilerin eksiği olmuşsa kişileri, yok planda hata varsa aksama sebebi farklı ise onu not ederim. Sıkıntı sebebi ne ise onu onanırım.

Saruhan Özçelik: Zor abi onların da işi kolay değil, ama dediğin gibi soğukkanlı olmak iyidir her zaman.

Mehmet Zeki Fidan: Rahat ol abim, her anını yaşıyorum ve takibindeyim.

Suçlamaları kabul etmeyen Mehmet Zeki Fidan iddianamede yer alan ifadesinde ise kendini, “Bu telefon piyasada normal satılan bir telefon. Telefon içerisinde var olan mesaj programı ise telefona özel olarak üretilmiş bir programdır. Bu program kişiye özel değildir. Telefonu satın alan herkes bu programı kullanabilmektedir. Ajanda kayıtları uyuşturucu ile ilgili değil. Tenör ibaresi bir müzik tabiri olarak kişinin sesi ile ilgili bir kavramdır. Yanlarındaki rakamlar ise bana bir tanıdığımın ricası üzerine onun tanıdıklarına Almanya’da yaptırmış olduğu ses ölçümünün neticeleridir. Mavi ve siyah kelimeleri ise muhtemelen bu şahıs tarafından bana verilen ve o kişilere ait kasetlerin renklerini ifade etmektedir. 3 çuv ve 2 çuv ibareleri ise muhtemelen İngilizce veya Almanca birer tabirdir” diye savundu.

 

İtalya’da 4. yıl kutlaması

G.Saray resmen açıkladı! Emre Mor…

Gökbakarlar tatilde

Antalya Büyükşehir Belediyesi Zabıta Müdürlüğü, Kepez İlçe Tarım Müdürlüğü ve Kepez İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Hüsnü Karakaş Mahallesi’nde sağlıksız koşullarda midye dolma üretimi yapan, önceden tespit edilen adreslere eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi.

Halkın sağlığıyla oynayan midyecilerin evlerde ürettiği midye dolmalarını, eski merdaneli çamaşır makinelerinde ve çuvallar içerisinde bozuk buzdolaplarında sakladığı görüldü. Sıcak hava ve kötü koşullar nedeniyle yosunlaşan ve kurtlanan midyelerin pis koku yaydığı belirlendi. Denetimlerde, gıda mühendisleri midyelerin halk sağlığına uygun olmadığını tespit etti.

KURTLANMIŞ MİDYELERE EL KONULDU

Zabıta ekipleri, 1 ton 180 kilo midyeye imha edilmek üzere el koydu. Baskında midye dolma yapımında kullanılan 1 merdaneli çamaşır makinesi, 4 buzdolabı ve birçok malzemeye el konuldu. Aramalara zorluk çıkaran kişiler emniyet güçleri tarafından gözaltına alınırken, sağlıksız koşullarda üretim yapan kişilere ise cezai işlem uyguladı.

ALO 153 İHBAR HATTI

Büyükşehir Belediyesi Zabıtası yetkilileri, halk sağlığını tehdit eden izinsiz üretim yerlerine yönelik operasyonların devam edeceğini belirtti. Zabıta ekipleri, vatandaşları nerede üretildiği belli olmayan gıdaları almamaları yönünde uyarırken, şüpheli durumlarda Büyükşehir Belediyesi’nin Alo 153 Zabıta hattına ihbarda bulunmalarını istedi.

Galatasaray bombayı patlatıyor! Inter’den…

Gökbakarlar tatilde

İtalya’da 4. yıl kutlaması

Merkez Meram ilçesindeki Sarraflar Çarşısı’nda 7 yıldır kuyumculuk yapan Musa G., iddiaya göre, iş yerinde indirim çadırı kuracağını ve vatandaşa ucuz altın satacağını söyleyerek, Konya’da ve İstanbul’daki bazı altın toptancılarından ve imalatçılarından altın istedi.
 
15 iş yerinden yaklaşık 30 kilo altın alan Musa G., 22 Temmuz’da biten indirim çadırını 3 gün daha uzattığını açıkladı. Musa G.’ye altın veren kuyumculardan bazıları 24 Temmuz günü sabah iş yerine geldiğinde dükkanın kapalı olduğunu gördü.

Kuyumcular, Musa G.’ye telefonla da ulaşılamayınca, dolandırıldıkları iddiasıyla Cumhuriyet Savcılığına başvurdu. Çevredeki güvenlik kamerası görüntülerini inceleyen kuyumcular, Musa G.’nin 23 Temmuz akşamı saat 22.30 sıralarında iki valizle birlikte iş yerinden çıktığını saptadı.

Şikayet üzerine çalışma başlatan Konya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, Musa G.’nin İstanbul’a gittiğini belirledi. Bunun üzerine kurulan özel ekip İstanbul’a gitti. Araştırmasını derinleştiren polis Musa G.’nin sevgilisi Ö.Y.’nin evinde olduğunu tespit etti.

Ardından eve operasyon düzenledi. Musa G. ve Ö.Y. polis tarafından gözaltına alındı. Evde yapılan aramada ele geçirilen bir miktar para, bilezik, küpe ve kolyeye el konuldu.

Gözaltına alınan Musa G. ve Ö.Y., sorgulanmak üzere Konya’ya getirildi. Suçlamaları kabul etmeyen Musa G.’nin ilk ifadesinde, kimseden altın toplamadığını, piyasa olan borcu nedeniyle kendi dükkanındaki altınları alıp, İstanbul’a gittiğini, bir süre sonra tekrar Konya’ya dönmeyi planladığını söylediği öğrenildi.

Konya Numune Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirilen Musa G., kendisini görüntüleyen gazetecilerin “Neden gözaltına alındınız?” sorusu üzerine, ”Öyle abarttığımınız gibi 50 kilo, 30 kilo altın yok. Boşalttığım dükkan, kendi dükkanım. İstediğim zaman açabilirim” dedi.

“Altınları alıp gittiğiniz iddia ediliyor?” sorusu üzerine Musa G., ”Hayır, öyle bir şey yok” diye cevap verdi.

İtalya’da 4. yıl kutlaması

Galatasaray bombayı patlatıyor! Inter’den…

Transferde flaş gelişme! Emre’den sonra…

Rize Merkez Tophane Mahallesi’nde bir genç kız yaşadığı apartmana girdiği sırada bir kişinin saldırısına uğradı. Ne olduğunu anlamayan genç kız kaçmaya çalışsa da saldırgan,
Kolundan tutup onu yakaladı. Saçını çekip yumruk attı.

Aldığı darbelere dayanamayan genç kız bayıldı. Ama şiddet burada bitmedi.

Saldırgan, yere düşen kıza vurmaya, tekmelemeye devam etti. O anlara tanık olan bir kişi, müdahale için koştu. Saldırgan genci uzaklaştırdı.

Elini kolunu sallayarak uzaklaşan genç, saatler sonra gözaltına alındı.

Tutuklama talebiyle çıkarıldığı mahkemede, adli kontrolle serbest bırakıldı.

Transferde flaş gelişme! Emre’den sonra…

Galatasaray bombayı patlatıyor! Inter’den…

G.Saray resmen açıkladı! Emre Mor…